Merhaba

2013-07-24 22:44:00
Merhaba |  görsel 1

Hiç düşündünüz mü yada bilen var mı içinizde "merhaba" ne anlama geliyor diye?. çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer. "merhaba" aslında farsça kökenli olup "benden size zarar gelmez" anlamına geliyormuş. çok hoş değil mi? Bunu öğrendikten sonra karşımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı benim için... Merhaba :))... Devamı

"Aşk'ın ikinci gerçeği"

2013-07-22 17:47:00
Aşkın ikinci gerçeği |  görsel 1

Hangisi daha gerçek? "Aşk" mı? "Acı"mı? Her ikiside olabilir mi emin değilim ama acısını hepimizin yaşadığı bir gerçek. Hiç aşık olmayan bile "neden olamadım"larla acı çektirebilir kendine, aşık olanların acısından bahsetmek istemiyorum bile. Kısacası aşk hepimize yaşattırdı acısını.  Sevdiğiniz bir kişinin değiştiğini düşünün. " olumlu ya da olumsuz" hangi yönde değiştiğini düşündüyseniz onun tam tersi yönde değişir genelde karşınızdaki kişi. Ben olumsuzundan bahsetmek istiyorum çünkü aşkın ikinci yüzünü burada görüyoruz. Siz bir gün geleceğini hayal ettiniz durdunuz, gittiği için canınız çıktı ağlamaktan ama unuttuğumuz bir şey vardı; Gelirse eskisi gibi mi olacaktı? Bu acı soruyu kendimize ya korktuğumuzdan soramadık ya da hayaller aleminden geleceğe vakit kalmadı. Ama her ne olursa olsun gerçek bir gün yaşandı, yaşanacak da... Eskisi gibi olmadığını gördüğünüzde hayallerinizin o suya düşen sesi, aslında bir bakıma umutsuzluğun başlangıç zili sesleridir. Tam bu sırada akıllara şu soru geliyor. " Değiştiğini görmemiz için önce dönmesi gerekmez mi?" Evet, işte sırf o dönmedi diye çektiğiniz acıları bir kenara bırakmanızın zamanı geldi çünkü döndüğünde oluşabilecek ihtimalleri hepimiz az önce gördük. Aksi takdirde olacaklardan ben sorumlu olmam, ben uyarmıştım :) Devamı

Yalnızlığınızla kalın

2013-07-19 18:36:00
Yalnızlığınızla kalın |  görsel 1

Çok satan "Eve Dönüş" kitabının yazarı John Bradshaw, içimizdeki yaralı çocuğu iyileştirmedeki son adımlarımızdan birinin de yalnızlığımızdan kaçmak ya da bir tür anestezi gibi, bazı etkinliklere koşturmak değil, yalnızlığımızla kalmayı öğrenmek olduğunu söylüyor. Tanrım, bu gerçekten acıtıyor: Karşılığı alınamamış sevgiler, beklentiler ve özlemler... Henri Nouwen',n bu paragrafını okumanızı tavsiye ederim çünkü onun satırlarında kölelikten kurtuluşumun hikayesi var: " Yalnızlığınızla kalmak kolay değildir. Acınızı beslemeye ya da onu sizden alacak insanlar hakkında fantezilere dalıp gitmeye eğilimlisinizdir. Ama yalnızlığınızı bir kasaya, güvenli bir yere koyabildiğinizde, acınızı Tanrı'nın şifasına açarsınız. " Devamı

Yağmurda Dans Edin

2013-07-19 18:23:00

Annem bir keresinde,"Öylece kenarda oturup fırtınanın bitmesini bekleyemezsin. Yağmurda dans etmeyi öğrenmek zorundasın." demişti. Bu doğru. Hele de kronik bir hastalıkla mücadele ettiğiniz durumlarda, ki ben bütün uh hali bozukluklarını bu kategoriye sokuyorum, özellikle doğru. Eğer kızınızla bisiklete binmek, kız arkadaşlarınızla takılmak ya da eşinizle baş başa sakin bir akşam geçirmek için ( ki bazı çiftler bunu gerçekten yapıyor) Kendinizi iyi hissetmeyi bekliyorsanız, fotoğraf albümünüz hayli boş olacaktır. Ne zaman bir etkinliği, daha iyi bir beyin kimyasına sahip olana dek ertelemeye yeltensem, bunun yerine dans ederim. Devamı

"Hissizlik"

2013-07-19 01:06:00
Hissizlik |  görsel 1

Akşam güneşi aydınlatıyordu odayı, perde naifçe sallanıyordu. Düşündü " İnsanlarda şu eşya kadar naif olamaz mıydı?" Doğruldu, perdeye kadar ilerledi, durdu ve düşündü tekrar " Kırmak, kırılmak niye? Bir sonu olan bu dünyada, Hiçbir şey ciddi değilken acıları en derinden hissetmek, duyguları sonuna kadar, ciddi ciddi hissederek yaşamak niye?"  Cevabını bulmuştu işte, hissizliğinin sebebi buydu. Ona göre her şeyin bir sonu vardı ve sonu olan bir başlangıç yapıp her yeni güne yeni bir umutla başlamayı reddetti ve bu bir duygusunu daha kaybetmesine sebep oldu; Umut... Camdan dışarıdaki çocukları izledi, salıncakta sallanan çocuğu... Her defasında daha da yükseğe çıkmak için çırpınışını izledi ve durdu. Kendi geldi aklına; o artık çabalamıyordu, bir amacı yoktu, yaşıyordu ama ne için? kim için? Gözleri çamurdan şekiller yapan çocuklara kaydı. Hayatı da böyleydi, duygularının üstüne çamu atılmış gibiydi ve o şimdi yeniden inşa edecekti duygularından bazı şeyleri... Belki de yapmazdı, kim bilir. Her yeni bir günde, duygularını birer birer reddetmişti. Sonu gelmeyen bir alışkanlığa dönüşünce hissizlik esir almıştı ruhunu. Yaşama küsmüştü, belki biraz da kendine... Arkasını döndü, bahçeye doğru ilerledi, bir iskemle çekip, kiraz ağacının yanına oturdu. " Belki de artık bırakmalıydı düşünmeyi, düşündükçe karanlığın içine daha çok batıyordu çünkü. Nereye kadar devam edecekti bu böyle? Yalnızlık, hissizlik... Her daim yanındayken nasıl başlayacaktı yeni bir hayata?" Kalktı yerinden ve düşünmemeye çalıştı. Bir kez daha aynı şeyi yapmıştı işte, bir sorunu daha kenara atarak, ortada kalmış bir kenar olmuştu hayatı..... Devamı

Hayat böyle, bizim bir suçumuz yok

2013-07-17 22:45:00
Hayat böyle, bizim bir suçumuz yok |  görsel 1

Hayat bazen o kadar acımasız ki anlaşılması çok güç. Hayata alışmak ve o herşeyi toz pembe sandığımız hayattan darbe yemeden kurtulmak.. Söylemesi ne kadar kolay değil mi ? Sadece iki hece; ha-yat. Ama o iki hecenin derinliklerine indiğinizde çok şey gizli. Kimisi batmış kimisi gün yüzünde. Ve hatta birşey daha var ki o da derinliklere batmış zannettiklerimiz. Tamam diyorsun buda bitti geldi geçti, unuttum. Daha doğrusu öyle zannediyorsun. kimisi ne kadar rahat ve pasif. bugün var yarın yok havasındalar, her daim unutmaya ve unutulmaya hazır vaziyette. Kim isterki unutulmak, yalnız kalmak. Kimisi ise o vaziyette olmadığı halde unutulmuş, yalnız ve değersiz. Sanki yalnızlığa ve unutulmaya mahkum. Her seferinde yeni bir sayfa açtığında tekrar o sayfanın kirlenmesi veya göz yaşlarıyla dolması. Kim bunu hakeder ki? Hayat böyle acımasız işte. Kimisi hep gülmeye hatırlanmaya.. Sen sen ol asla yenilme. Yalnızlığa mahkumsan üzülme hep dik dur sanki yalnız değilmiş gibi. Eğer ki hep hatırlanıyorsanda çok gülme. Elbet bir gün ayağın takılır düşer ağlarsın. Devamı

"Ayrılınca Mutantlaştılar"

2013-07-16 17:49:00
Ayrılınca Mutantlaştılar |  görsel 1

Çoğu kez terk ettim, terk edilmekten korktuğum için mi hala emin olamadığım bir durum bu. Ama bu ayrılık konularında emin olduğum tek bir şey var o da; " Erkekler ayrılınca mutantlaşır" yani tanıdığınız adam olmazlar, içlerine bir şey kaçmış gibi birden değişirler, bu değişim maalesef olumsuz yönde olur. Tehditler, egolarını tatmin edici sözler ve bunların yanında aşağılayıcı sözler de havada uçuşur iki kişi ayrılınca. Ama biz kadınlar böyle değiliz ( eğer bunu okuyan bir erkeksen burada kadınları övdüğümü falan düşünme sakın, gerçek bu. Ayrıca ben feminist değilim. ) Biz terk etsek de  edilsek de acı çekeriz. Unutmak için bir yol ararız böyle durumlarda, ama size bir tavsiyem olucak ki biraz uygulaması " biz kadınlar için" zor bir tavsiye. Öncelikle unutmaya kararlı olmalısın! Gerisi geliyor zaten, facebook,twitter gibi onu her zaman takip edebileceğin yerlerden silmelisin ve en önemlisi telefon numarasını. Bunları yaptıktan sonra rahatsın artık :) Biraz da depresif takılmamaya çalış... Erkeklere gelince, onların unutmak için bizim gibi çabalara ihtiyaçları yoktur karşısındaki kızı ; " zaten olmazdı,zaten hoş değildi"....gibi gibi şeylerle kendilerini kandırıp unuturlar. Bir de bu kadar kolay unutmayıp karşısındaki kadını da zor durumda bırakan erkekler vardır, ki bunlarda bizim bu bayanımıza durmadan mesaj atar, kızın kafasını karıştırır durur. Halbuki amacı "o unutmasın , unutamasın acı çeksin"dir. Ve en kötüsü de ayrıldıktan sonra çirkinleşenler... Onların durumları daha vahimdir, adam gibi davranırlar ama yakışmaz, ben bu ilişkide hep çabalayan taraftım havalarına girip karşı tarafı ezerler, bu kadar da sınırlı bir beyin kapasitelerine sahiptirler. Bütün bu karmaşada aslında unutmak hiç bu kadar karışık değil... Devamı

Uzun yolculuklar...

2013-07-15 13:06:00
Uzun yolculuklar... |  görsel 1

Çok uzun yolculuklarda insan ister istemez düşünüyor her şeyi.  En çok kaçtığımız şey de bu değil mi aslında? "düşünmek". Düşünmek hatırlamaktır aynı zamanda, çok acı bir olayınızı düşünün desem o olayı hatırlamak zorundasınız ve bu kimileri için çok zordur. Yani sonuç olarak düşünmek bir çok şeye gebe... Düşünmek; hatırlamaya, hatırlamak; tekrar yaşamaya... Kimileri bu yüzden düşünmez aynı acıyı hissetmemek için ama yaptığımız yanlış burada başlıyor; bastırılmış duygular gün gelir sizi ele geçirir, bir gün uzun bir yolculuğa çıkarsanız eğer kendinizle seyehat edin, anılarınızla, düşünmek istemediklerinizi gün yüzüne çıkarın ve geride bıraktığınız yolara dökün her şeyi, emin olun çok rahatlayacaksınız :) Devamı

Eskilere bakıyorum da...

2013-07-15 01:07:00
Eskilere bakıyorum da... |  görsel 1

 Küçüklüğümden beri seviyordum yazı yazmayı fakat eski yazdıklarımın hiç bu kadar komik olabileceğini tahmin etmemiştim :) Yazdıklarım hep aynıydı fakat bunu ısrarla tekrar be tekrar yazdığım bir sürü günlüklerim vardı, yani her günlükte aynı şey yazılıymış, sonradan fark ettim. Üstünde hep durduğum konu aynı; "Aşk"... hep acısını çekeceğim o zamanlardan belliymiş sanırım. Hep bir yokluğunu hissetmişim ve genelde yalnızlıktan bıkmıştım :) İnsana komik geliyor eskiden önemsediği şeyler ya da acısını çektiği... Çünkü bir zaman sonra tecrübe ediniyorsunuz, daha farklı olaylar gelişiyor çevrenizde, düşüneceğiniz daha çok şey oluyor ama çoğu gereksiz. Bazen düşünüyorumda belki de çocukluğumuzdaki kadar, fazla önemsemeliyiz bazı şeyleri ve en önemlisi yoğun yaşamalıyız duygularımızı çünkü büyüdükçe duygularımız yerine protezlerini yaşıyoruz.. Demem o ki sevgili okurum, ne olursa olsun ve ne yaşarsan yaşa, duygularını önemse, onlara kulak ver, kendine bol bol zaman ayır ;) Devamı

"Black" bir hint filmi...

2013-07-14 23:41:00
Black bir hint filmi... |  görsel 1

"Black" bir hint filmi. Genelde hint filmleri hakkında duyduğum eleştiriler, çağımızın gerisinde kaldıkları ve çok az bir kitlenin beğendiği doğrultusunda. Fakat bu film ister konusu olsun isterse oyunculuğu, bu eleştirileri tamamen ortadan kaldırıyor. Yönetmenliğini Sanjay Leela Bahnsali'nin üstlendiği bu filmde; hayatını karanlıkta yaşamaya mahkum sağır ve kör bir kızın, öğretmeni sayesinde hayatın abecesi'ni öğrenmesi konu edinilmiş. Hayatınıza farklı bir bakış açısı kazandıracak ve imkansızlığın aslında hiç var olmadığını kanıtlayacak bir film "Black"...  Hayatını öğrencisine adamış ve "imkansız" sözcüğünü lügatinden kaldırmış bir öğretmen ve ailesi tarafından belli bir kalıp içerisinde bakılan engelli bir kız...  Öğretmen bakış açısının bolluğu ile bir kızın hayatının değişmesi ve bu sayede imkansızı -bu da asla öğrencisine öğretmediği bir kelime-  başarmaları... sürükleyici ve izlenesi bir eser, tavsiye ederim :)) Devamı

Kaynana Gelin Vitamini

2012-09-03 22:40:00
Kaynana Gelin Vitamini |  görsel 1

Uzun yıllar önce Çin'de Lili adlı bir kız evlenir,aynı evde kaynanasıyla birlikte yaşamaya başlar. Fakat kısa süre sonra kayınvalidesiyle geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin kişiliği tamamen farklıdır,bu da onların sık sık tartışmalarına yol açar. Bu çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin tepkisine yol açar. Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev,kendisi ve eşi için bir cehennem halne gelmiştir. Artık bir şey yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğruca babasının eski arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir terkip hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklere koymasını söyler. Zehir az az verilecek,böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını,en güzel yemekleri yapmasını, her zamankinden daha büyük bir ilgi göstermesini söyler. Sevinç içinde eve dönen Lili yaşlı adamın dediklerini aynen uygular.Kimseler şüphelenmesin diye kaynanasına çok iyi davranır. Her gün en güzel yemekleri yapar ve kaynanasının tabağına zehri damlatır. Bir süre sonra kayınvalidesi çok değişmiştir ve gelinine kendi kızı gibi davranmaya başlar.Evde artık barış rüzgarları esiyordur. Genç kadın kendini büyük bir yük altında hisseder. Yaptıklarından pişman vaziyette baharatçının yolunu tutar ve yaşlı adama göz yaşları içinde,şimdiye kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvarır. Yaşlı adam Lili'ye bakar ve kahkahalarla gülmryr başlar. Ardından der ki: - Sevgili Lili,sana verdiklerim sadec... Devamı

Ne diye planlar yapıyorsun?

2012-08-28 12:05:00
Ne diye planlar yapıyorsun? |  görsel 1

Doğru adımlarla " anı" yaşa. Bırak hayat seni nereye kadar götürürse götürsün. Devamı

Hissettirdikleriniz Asla Unutulmaz

2012-08-26 17:05:00
Hissettirdikleriniz Asla Unutulmaz |  görsel 1
Hissettirdikleriniz Asla Unutulmaz |  görsel 2

Bir kadın,uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu.Durumdan rahatsızlığınıı belli edercesine,hostesten başka bir yer bulmasını istedi,zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. Hostes,tüm uçağın dolu olduğunu,fakat birinci sınıfta yer olup olmadığına bakacağını söyledi. Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı,bu kadının sadece terbiyesizliğine değil,bir de birinci sınıfta yolculuğuna devam edeceğine şahit oluyorlardı.Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti.Bu gerilimi yaratan kadın,birinci sınıfta ve o adamdan uzakta uçabileceğine tatmin olmuş,hostesin dönmesini bekliyordu. Birkaç dakika sonra geri gelen hostes,kadına: "Çok özür dilerim geciktim.Birinci sınıfta bir yer buldum...Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı,sonra yer değişikliği için pilottan izin almam gerekiyordu. 'Hiç kimse sorun yaratan birinin yanında oturmak mecburiyetinde tutulamaz' dedi ve bu izni verdi" Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı,bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı.Aynı anda hostes,oturmakta olan zenciye dönerek : "Beyefendi,sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyehat firmamız adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde kaldığınız için çok özür diliyor." O yıl,kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı ödüllendirildiler. Aşağıdaki mesaj,tüm ofislere personelin görebileceği bir biçimde iletildi: " İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar. "... Devamı

Değişim Herkesin Hakkı

2012-08-25 01:42:00
Değişim Herkesin Hakkı |  görsel 1

Düşüncelerimiz duygularımızı yaratır ve hayatımızı bu duygu ve inançlara uygun olarak yaşamaya başlarız. Bu,hayatımızda ters giden şeyler için kendimizi suçlamak değildir. Ama başımıza gelenler için sorumluluk almakla, başkalarını veya kendimizi suçlamak arasında bir fark vardır. Suçlamak,kişinin kendi gücünden vazgeçmesi demektir. Sorumluluk,bize hayatlarımızda değişim yaratma gücü verir. Kurban rolünü oynarsak, kendi gücümüzü çaresiz olmak için kullanırız. Sorumluluk kabul etmeyi seçersek, başkalarını veya dışarıdaki bir şeyi suçlayarak zaman kaybetmeyiz. Bazı insanlar sorumluluğu suçluluk duygusu olarak yorumlamayı seçerler.Eğer sorunlarımızı ve hastalıklarımızı, hayatlarımızı nasıl değiştirebileceğimizi düşünmek için fırsat olarak kabul edersek,gücümüz var demektir. Devamı